Sarı-lacivertli taraftarlar, internet ortamında organize olarak, karar nedeniyle UEFA'ya tepkilerini elektronik posta ve faks göndererek gösteriyor. Taraftarlar, İngilizce olarak hazırladıkları metni internet ortamında paylaşarak, karara tepki amacıyla UEFA'ya elektronik posta ve faks olarak göndermeye başladı.
Bu arada, Genç Fenerbahçeliler Derneği bir bildiri yayınlayarak, 27 Ağustos Cumartesi günü yerel saat ile 16.00'da, İsviçre'nin Nyon kentinde bulunan UEFA merkezi önünde toplanacaklarını açıkladı. Açıklamada, ''Avrupa'daki tüm üyelerimizi ve taraftarlarımızı bu önemli organizasyona bekliyoruz'' denildi.
İşte UEFA'ya gönderilecek mail:
Yetkili kişilere:
''Türkiye´de yürütülen şike soruşturmasında Fenerbahçe aleyhine şike sayılabilecek delil olmamasına rağmen basın yoluyla suçlu ilan edilip TFF ye baskı yapılıyor. Yapılan hukuksuzlukları aşağıdaki yazıyla anlatmaya çalıştık.
Tarafsız bir kurumun‚ TİBden Fenerbahçenin şikeye bulaştığı düşünülen bu maçlarla ilgili kayıtların ne zaman alınmış olduğunu öğrenmelidir.
Eğer bu kayıtlar lig bitimine 5-6 hafta kala birilerinin başvurusu veya 33. haftada Kemalettin Göktaşın savcılığa suç duyurusundan sonra alınmaya başlandıysa; teknik takibe takılanlar‚ Sivastaki yemek toplantsından‚ İBB li İbrahim Akın ve menejerine uzanan kayıtlardır diyebilirler. Çünkü bu takipte ortam dinlemesi yaptık deniyor. Ayrıca bu ortam dinlemelerinde suç olan hiçbir delil bulunamıştır.
Fakat‚ 33. hafadan önceki şike şüphesi olan maçlar ise teknik takibe takılmamıştır. Zaten ortam dinlemelerinin bu maçlarda yapılamamış olmasının nedenide takib etmediklerini gösterebilir. Ellerinde ki kayıtlar ise TİB den şüphelendikleri maçlar için bir şike bulabilirmiyiz diye alınan hazır kayıtlardır. Bu kayıtlarda ki şifreli konuşmalara‚ basına da yansıyan Ali Kıratlının elinde neden siyah çanta vardı‚ bu futbolcu maçta niye oynamadı‚ bu kaleci bu basit golü neden yedi‚ bu oyuncu neden ikinci yarı oyundan çıktı gibi yorumlarıda ekleyip şike davası için bir senaryo hazırlanmış olabilirler.
Bu senaryoyu gören kamaoyu; teknolojinin imkanları ile‚ kes yapıştırlarla‚ konuşmalar ve görüntüleri suç haline getirilebilmek mümkünken‚ her şifreli konuşma‚ elinde siyah çantası olan herkes‚ her hatalı gol yiyen şike yapmıştır demek yanlıştır‚ bu şekilde hazırlanmış bir soruşturma inandırıcı değildir diyecekti.
Hem kamaoyunun bu görüşünü engellemek hemde senaryoyu tamamlamak için‚ Aziz Yıldırıma örgüt damgası vurulmuş ve biz Aziz Yıldırımın örgütünü takib ederken bu kayıtlara ulaştık demişlerdir. Bunun için‚ Aralık 2011de açılmış olan Giresunspor başkanı Olgun Pekerin örgüt lideri olduğu şike davasına; sadece Olgun Pekerin gurubundan iki kişinin Fenerbahçenin kongre üyesi olması ve Fenerbahçeli birkaç kişiyle diyalog içinde olmasını fırsat bilip Aziz Yıldırıma bu örgüte bağlıymış gibi göstererek senaryolarını işletmeye başlamışlardır.
Ancak‚ Aziz Yıldırımın avukatlarının savunmasında; Yargıtay kararları ve yeni TCK´nın 220. maddesi gereğince; örgüt belirli bir suçu işlemek için kurulmaz derken; Aziz Yıldırıma‚ cebir‚şiddet ve tehdit gibi suç örgütüne dair sorular sorulmamış‚ belirli bir suç olan şikeden bahsedilmiştir. Bu da bir örgütün varlığından bahsedilemeyeceğini gösterir demişlerdir.
Dolayısıyla bu örgüt senaryosundan bir şey çıkmayacağını anladıkları için‚;İbrahim Akının‚ savcı Mehmet Berkin şike olayını itiraf etmem halinde tutuklanmayacağım yönündeki beyanları ve uygulamış olduğu psikolojik baskı nedeniyle gerçek olmamasına rağmen emniyette reddetiğim suçu kabul etmiş bulunmaktayım ifadesinde olduğu gibi baskı ve şike ile tutuklu olan sanıklar itirafa zorlanmış olabilir.
Polisin‚ ´ileride işlenecek olan suçların‚ işlenmesini önlemek´ gibi bir görevi varken;
Basında‚ Savcı Berk´in "Fenerbahçe´nin son 5 maçının sonuçlarını oynanmadan biliyorduk demesi ve Emniyetin‚19 maçta şike tesbit ettik diyerek‚ 14 nisan yasalarına göre Fenerbahçeyi Suçlu ilan etmesi başlı başına suç değilmidir?
Savcı ve polis içerisinden sonucu bilinen bu 5 maç için bahis oynamışlarmıdır. Bunun için hepsinin telefon kayıtları ve oynadıkları bahisler incelenmeli‚ sonunda savcı ve polislerde bir bahis skandalına karışmış olabilir.
Fenerbahçe diyelim ki Örgüt davasından yargılanıyor. Bu örgüt Şike yerine cinayet işleseydi. Polis teknik takib yaparken 1. cinayetin olacağını görmesine rağmen‚ 1.cinayet işlendi bekleyelim 19 cinayette işlensin sonra topluca dava açarızmı diyecekti. Şikenin sonuçları cinayetten daha fazla kişiyi ilgilendirirken‚ milyarlarca dolar yer değiştirdiği bahis oynanan her maçı ayrı ayrı etkiler. Savcı ve polisin‚ sözde şikeye göz yumarak sırf Fenerbahçeyi suçlamak için sadece Tükiyeyi değil tüm Dünyada‚ milyarlaca doların döndüğü bahis oyunlarına ve futbol organizasyonlarına leke sürülmesine izin vermesi bir suç değilmidir.
Basına yansıyan Aziz Yıldırımın avukatları savunmalarında Bizzat soruşturmada okuduğunuz telefon konuşmaları‚ emniyette parça parça alınıp‚ kes kopyalama usulü ile makamınıza getirilmiştir. Konuşma nasıl başlamış nasıl bitmiş bunları bilemiyoruz. Bu telefon konuşmalarının kimler tarafından yapıldığı konusunda da ses tespiti yapılmamıştır. Dolayısıyla bu sözler bize ait midir değil midir‚ bunu bilebilmemiz mümkün değildir demiş
Basındaki belgelere göre‚ teknik takibe takılsın takılmasın‚ başı sonu belli olmayan çoğu şifreli konuşmaları‚ dudak okuması bile yapılamayan ve fotomontaj yapılabilecek fotoğraflar gibi delil niteliği taşımayan belgelerden başka Fenerbahçe suçlayıcı hiç bir resmi bir belge ortada yokken‚ bu soruşturmanın savcısı ve polisi suç işlemiş olabilir‚ hatta büyük bir bahis skandalına bile yol açmış olabilir.
Biz basındaki belgelere göre bunlar olabilir derken‚ basın hüküm vermiş ve Fenerbahçeyi suçlu ilan etmiştir. Aynı hataya TFF nin düşmemesi ve hüküm vermeden önce mahkemenin sonucunu beklemesi daha adilce olmazmı.
Hukuk adına bu kadar yanlışı ve çelişkiyi gördüğümüz soruşturmada‚ 104 yıllık Fenerbahçenin suçlanması ve milyar dolarların döndüğü futbolun şaibe altına girmesine neden olan davanın açılabilmesi‚ arkasında Siyasi bir gücün olduğu izlenimi yaratmıştır bizlerde.
Siyasetin futbola karışmasıyla Türkiyenin Uluslar arası müsabakalardan 5 yıl men edilmesi gibi bir ceza almaması için önceden bir uyarı yapmanızı‚ sizlerinde takib edebileceği şeffaf ve tarafsız bir futbol mahkemesi kurulması için girişimlerde bulunmanızı istiyoruz.''
