Galatasaray'ın Ölüsü Yetti!

Yağmurlu ve kötü başlayan Cumartesi gününün gecesi Galatasaraylılar için her ne kadar Milli takımlardan dönen futbolcular yorgun olsalar da kötü bitmedi.. Sahadaki kadroları görünce hemen hemen herkesin düşündüğü gibi iki takım arasındaki büyük kalite farkı göze çarpıyordu. Sezona gerek 2288 Majesty forması ile sansasyon yaratarak gerekse de parasını doğru yerde ve doğru zamanda doğru transferlere kullanarak bomba gibi girmiş bir Galatasaray ve diğer yanda da her pozisyonda Keita'dan çalım değil adeta futbol dayağı yiyen 5 milyon euro harcanarak alınan İsmail Köybaşı, orta sahada bir tek formasındaki isminden dolayı sahada olduğu unutulmayan 8 milyon dolarlık Tabata ve Alman ikinci liginden gelen Fink gibi transferlerle bu sezon transferlerde sınıfta kalan bir Beşiktaş vardı..

Her ne kadar kadrolara baktığımızda büyük kalite farkı olmuş olsa da Beşiktaş maça daha hızlı başlayan taraftı.. 4. dakikada kornerden gelen gol olmasa belki sonuç daha da farklı olabilirdi. Böyle yorgun bir Galatasaray’ı hem de kendi sahasında karşısında bulan Beşiktaş'ın hücum oyuncuları gerek beceriksizlikleri gerekse de şanssızlıkları ile bir türlü skorboard’ı değiştiremediler.Tabii karşılarında başta Arda Turan olmak üzere Milli takımlarında her şeylerini vermiş ve haliyle yorgun düşmüş bir Galatasaray olduğunu da hatırlatalım.. Nitekim Brezilya Milli takımında görev yapan Elano'da yorgun döndüğü için ilk 11’de görev alamamış ve yedek kulübesine çekilmişti.Böyle yorgun bir Galatasaray takımı karşısında özellikle 2.yarıda etkili olmaya çalışan ve yaptığı ataklar sonucunda gol pozisyonları da bulan Beşiktaş istediği golü bir türlü bulamadı.Ancak futbolda "Atamayana Atarlar" söyleminin ne kadar doğru olduğu bir kez daha görüldü ve 1-0 dan sonra 2-0 ve 3-0 ile Galatasaray gol sayısını arttırarak istediğini belki de istemeyerek oynadığı futbolla aldı.. Galatasaray toplamda 4 net gol pozisyonu buldu ve bunlardan 3 tanesini gol ile sonuçlandırdı. Milli takımlara fazla oyuncu yollamayan ve dinlenmiş diri bir Beşiktaş'a tabir-i caizse Galatasaray’ın ölüsü yetti.. Tabii ki bu maçta bana göre Matteo Ferrari ile birlikte Beşiktaş'ın en iyisi olan Yusuf Şimşek'inde bir hafta boyunca oynamayacağı konuşulup daha sonrasında maça 2 saat kala gelen ilk 11’de olduğunun haberi de pek bir dikkat çekiciydi. Bu gibi taktiksel işlerle işimiz olmaz diyen Beşiktaş teknik heyeti artık bunun adını ne koyar orası da muamma..

Galatasaray'da dünkü maçta sahada iki yıldız vardı.. Bitmez tükenmez enerjileri ile artık bizlerin bile izlerken yorulduğu sahada basılmadık yer bırakmayarak olağanüstü oyunları ile maçın yıldızları tartışmasız Sabri Sarıoğlu ve Mustafa Sarp'tı. Özellikle Sabri'nin ağır kalan Galatasaray defansında ne kadar önemli bir isim olduğu bir kere daha anlaşıldı. Galatasaray'da maçın yıldızlarının aksine maçın en kötüsü de Mehmet Topal'dı. Orta sahada inanılmaz vasat bir görüntü çizdi belli ki halen yasadığı talihsiz sakatlığın etkisini üzerinden atamamış. Bunu bir an önce üzerinden atıp şu anda elinde bulunan bu fırsatı kullanıp eski performansına kavuşmalı yoksa uzun bir süre Ayhan'ın yedeği olacak gibi görünüyor..



Bir notta Galatasaraylı taraftarının bu maçta bilet bulabilmek için çektiği eziyet.. Derbi maçın biletlerini almak için sahur vaktinden sıraya giren fakat sıranın kendilerine gelmesine kadar bitip tükenen biletlere Galatasaray taraftarı tepkili. Galatasaray Yönetimi kesinlikle bu konuya artık bir el atmalı ve taraftarları karaborsacılardan kurtarmalı..Galatasaray yönetiminden bahsetmişken Eski Açık Alparslan Dikmen tribününün üstünü kapatmaları da harika olmuş. Taraftarlarının isteklerini dinleyip kulak ardı etmedikleri içinde kendilerine teşekkür ederiz ki o eski açığın dün akşam ki performansı da ayakta alkışlanacak cinstendi ve her Beşiktaş maçındaki gibi Türk Sanat müziğine ne kadar değer verdiklerini "İnleyen Nağmeler Ruhumu Sardı" bestesi ile göstermiş oldular..

Ayrı bir notta bedenen yanımızda olmasa bile ebediyen kalbimizde yaşatacağımız Taçsız Kral Metin Oktay'ın bugün ölüm yıldönümü.. Kendisini bir kez daha Saygıyla ve Rahmetle anıyoruz..

Umut Öfkeli